bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2010 Çarşamba

Tropik'ten cilt bakım önerileri - 1 TEMİZLİKÇİLER =)

Öncelikle temizleyicilerle başlamak istiyorum. Aralarında makyaj temizleyicisi olarak kullandıklarım da mevcuttur ancak daha çok günlük cilt bakım temziliğine yönelik bir post hazırlamaya çalıştım.
En başta, şu an kullanmakta olduğum ürünle başlayayayım. GARNİER -SAF & TEMİZ 3ü 1 arada. Bu ürünü daha ilk defa deniyorum. Kullnamaya başlayalı da 15 gün ya oldu ya olmadı,. Şu kadarını söyleyebilirim ki ben aşırı memnun kalmadım. Neden derseniz: benim cildim yağlı bir cilt ve evet bu da yağlı ciltler için ancak benim cildim de muayen günler dışında ki o da tek tük hiç sivilce çıkmaz ben bu ürünü kullandığımdan beri alnımda baya baya sivilceler pırtlamaya başladı. Tamam şimdi bazılarınız diyebilir, bazı ürünler böyle işliyor: önce sivilce döktürüyor sonra tertemiz yapıyor diye ama ben bu durum karşısında pek sabırlı olabileceğimi sanmıyorum. O sebeple benden sınıfta kaldı bu ürün. Ancak belki aşırı yağlı ve sivilce problemi olan biraz daha hassas vaziyetteki ciltler için beki yararlı olabilir. 3ü 1 arada özelliği ise temizleme + peeling + maske olarak kullanılabilmesinden ileri geliyor.

Arkada gördüğünüz tonik ise Avon'un Clearskin serisinden. Ben ilk olarak tonik kullanımına bununla başladım ancak cildimi bırakın makyajı bir de temizlerken bu kadar fazla kimyasala maruz bırakmak istemediğimden Gül suyuna geçiş yaptım.
Tabii bu temsili bir swatch. Maalesef kendi gül suyumu okul bitip de eve dönerken öğrenci evimde unuttuğumdan onu görselleyemedim. Şimdi burada bir aktardan yeniden almayı planlıyorum ve Rosense alacağım sanırım, çünkü methini baya bir duydum. Forumlarda genelde bu gül suyu markasını önermişler. Bildiğiniz gibi gül suyunda en önemli olan % 100 doğal olmasıdır ve Rosense doğalmış. Gül suyu gerçekten iyi bir tonik. Hem cildi diğer kimyasal tonikler gibi yakmıyor. Hem o kadar kurutmuyor ve bir yumuşaklık kazandırıyor cilde. Pamuğu gül suyu ile ıslatıp da yüzünüze sürdüğünüzde de cildi gayet iyi temizlediğini pamuktaki pislikten anlayabiliyorsunuz :))

Kendi çektiğim fotoda sağ tarafta da üzerinde Planet Spa yazılı bir ürün daha görmektesiniz. O da spa etkili yüz temizleyicimdi. Markası Avon. Ancak ondan da çok memnun kalmadım. Kısaca önermiyorum. Cildimi aşırı kuruttu.
Gelelim Garnier'den bir önceki seferde kullanıdğıma. Loreal'in Hydrafresh'i. Aslında iyi bir temizleyiciydi. Şimdi Garnier ile kıyaslayınca anlayabiliyorum ki en azından sivilce yapmıyordu. Bir ferahlık hissi de veriyordu. Niye kullanmaktan vazgeçtiğimi soracak olursanız makyajı çıkarırken çok zorluyordu da ondan. Makyajımı ben mendillerle ya da pamuk yardımıyla başka ürünlerle çıkarmayı sevmiyorum. Çünkü cildim yanıyor. Direk suyla yıkayabilmek ve ferahlamak istiyorum ancak Loreal'in HydraFresh'i, makyajımı adam gibi çıkartamadığı için ben çok kullanmak zorunda kaldım ve çabuk bitti. Daha önceden de daha iyisini kullandığım için bir dahaki alışverişimde Loreal'i tercih etmedim anlayacağınız.
Peki daha önceden kulandığım bu daha iyi olan ürün neydi? Sebamed Cleansing Bar. Sebamed sabun. Herzaman acemi şansına inanırım ben arkadaşlar. Sebamed benim artık genç kız olduğumu ilk kavradığım; bu bakımdır, makyajdır olaylarına ilk el attığım dönemde karşıma çıkan nadide temizleyicidir =) ve ben o ergen halimle bu sabundan o kadar memnun kalmıştım ki çook uzun bir dönem boyunca sadece bunu kullandım. Ancak sonra ne olduysa oldu artık sebebini bilemiyorum; bu ürün kalitesini bozdu. Tabi bu benim nacizane görüşüm ama ne zamanki kullanımın yarısına gelsem sabun koku yapıyor ve cildimde de aynı etkiyi göstermiyordu. Sonra ben de kullanmayı bıraktım. Halbuki ilk kullandığım zamanlarda bu sabunla ne zaman yüzümü yıkasam cildim bebek poposu gibi düzgünleşiyor ve matlaşıyordu. Işıl ışıl yapıyordu resmen. Belki de cildim çok alıştığı için aynı etkiyi göstermedi bilemiyorum yin de tekrar kullanmaya başlayacağım. Ancak bu sefer likitini alacağım. Sabundan daha iyiymiş sanırım. Ve o bittikten sonra arada kısa bir süre başka bir ürün kullanıp tekrar Sebamed'e dönerekten bir şeyler denemeyi düşünüyorum bakalım. Hani cildin alışmasını engellemek için. Size sonuçları bildiririm :)) Gelelim Sebamed kullanmayı ilk bıraktığım zaman ne kullandığıma: Nivea Visage Young serisi. Bu ürün kullandıklarımın içinde en kötüsüydü. Belki de benim cildime yaramadı bilemiyorum ama başka kullanıcılardan da duyduğum için bu kadar rahat konuşuyorum. Nivea'nın bu üçlü setini kullanmaya başladım benim cildim de sivilceler bir anda hortladı resmen. Garnier'den bile kötü anlayacağınız. O yüzden kimseye tavsiye etmiyorum. Belki de benim peeling özellikli ürünlerle ilgili bir problemim var, artık bilemiyorum ama tavsiye etmiyorum yani. Hiç kullanmadım desem yeridir. Öylece çöpe gittiler :S




Peki, göz makyaj temizleycisi oalrak ne kullandım. İlk olarak Nivea visage Göz makyaj temizleyicisi =) Bu cilt bakım temizleyicileri kadar kötü değildi. Hatta iyi bir ürün bile sayılır da biraz fazla göz yakıyor. Hatta göz ALtlarımda kızarıklığa bile yol açtığı oldu. Ben de o sebepten ilk kullanımdan sonra bir daha almadım.

Ondan sonra ilk aldığım ürün ise Avon'un conditioning eye makeup remover lotion'u oldu =) Çok severek kullanıyorum. Benim için sadece göz makyajı temizleyicisi görevi görmüyor, besleyici özelliğinden dolayı ben bu ürünü göz altıma sürdüğüm kapatıcıların kurutucu etkisini giderek amacıyla nemlendirici niyetine de kullanıyorum. Likit kapatıcılardan çok çok daha iyi sonuçlar elde ediyorum kapatıcının altına baz olarak kullandığımda. Kesinlike tavsiye derim. Göz makyajı için olmasa bile nemlendirici olarak alabilirsiniz. Benim gözlerimin altındaki kuruluk ve pütür pütür görüntüyü bile yok etti =) ( valla böyle ayıcıklı pijamalarla falan çektim resimleri ama gece hali oluyoree o kadarcık, kusura bakmayınız =))
Vee cilt bakımında son noktayı ise maden suyu ile koyuyorum millet =) İçin, yüzünüzü silin, hatta yıkayın maden suyuyla. Ne yaparsanız yapın ama kullanın. Cidden çok faydalı. En azından ben faydasını gördüm. Ben daha çok yüzümü yıkayarak tüketiyorum. ama dikkatinizi çekerim soda değil maden suyu. İkisi arasında dağlar kadar fark var çünkü. Şimdi ayrıntıları ile anlatmıyım ama birisine basıyorlar karbondioksiti ki bu soda oluyor mineral bakımından hiç de zengin değil. Diğeri ise yer altı kaynaklarından beslenen yeryüzüne çıkarken zengin mineralleri de yapısına katarak gelen su ki bu maden suyu oluyor. Bizim tüketmemiz gereken ikincisi. Kızılayın maden suyuna güvenebilirsiniz bu konuda. Tabi kalp, böbrek ve hipertansiyon sorununuz varsa uzak durmalıymışsınız. söylemedi demeyin O_o

Sizin de bu ürünlerle ya da başka cilt temizleme ürünleri ile ilgili yorumlarınzı bekliyorum. eğer tavsiye edebileceğiniz başka ürünler varsa lütfen yazın, bu konuda bilgilendirilmeye ihtiyacım var çünkü =)

29 Mayıs 2010 Cumartesi

GÖRÜNTÜSÜ BİLE YETER

Bir görsel şölene hazır mısınız? Öyle ürünler var ki sadece bakmak bile hayranlık uyandırmaya yetiyor ve sırf görüntüsü için bile sahip olmak isteyebiliyorsunuz. İşte tasarım harikası ürünlerden bazıları.
Sürmeye kıyılmaz...
California çağırıyor =) -Essence-


Allık değil iğne oyası =)
Turkuaz ferahlığı. Georgio Armani far.

İlk aşk gibi: pek masum pek romantik =)




Bu yazın modası. Technomarine...
Favorim bu.
Umarım beğenmişsinizdir...

Vogue.es

TURKUAZ VE JESSİCA BİEL


Biliyorum sürekli turkuaz rengi ile ilgili postlar atıyorum ama napıyım her yerde gözüme gözüme sokmasınlar onlarda :P Takılar ayrı güzel Jessica Biel ayrı... Ayrıntılarıyla takılar:


Justjared

26 Mayıs 2010 Çarşamba

EMEL SAYIN TIRNAK PROJESİ - 2

Bu kız da yapcak bir şey bulamıyor, ısıtıp ısıtıp önümüze tırnak postu koyuyor diyeceksiniz ama inanın ki öyle değil, sevgili okuyucum =) Aslında size göstermek istediğim bir kaç "kendin yap" nam-ı diğer DIY projem hazır da beklemekte. Kezâ "kombin" köşesine de ağırlık vermek istiyorum ama yeni bir fotoğraf makinesi almayınca o konuda elim kolum bağlı şu anda. :D Neyseki kandırdım babamı. Az kaldı istediğim fotoğraf makinesini aldırtmamama, ondan sonra bol bol benim çektiğim fotoları da bol bol beni de göreceksiniz bu blogda =) Şimdilik flu flu çıkmış tırnak fotolarıyla idare etmek zorundayız anlayacağınız :S Gelelim kıytırık fotolarımıza ;

Şimdi ben telden çktiğim için bu fotoğraflarda rengin güzelliği pek belli olmuyor maalesef ama siz yine de bir deneyin derim ben. Fotoya aldanmayın yani. Çok güzel bir mavi elde edeceksiniz çünkü sonunda. Evet, bu rengide iki rengi karıştırarak elde ettim. flormar 313 ile Gabrini- elegant 30 numarayı karıştırarak. Ve bunun sürülüşü de kalıcılığı da bir önceki yaptığım şu tupe renk dedikleri griden çok daha iyi :=)


Bu fotodaki renge daha yakın.
Bu da öyle can sıkıntısından diğer elime sürdüğüm =) Golden rose'un şeker pembesi ojesi ile ki galiba numarası 11, geçen sefer oluşturduğum gri. Onun da yapılışını şurada göstermiştim. Ehh, denemek isteyene şimdiden kolay gelsin diyorum =)

10 Mayıs 2010 Pazartesi

SAÇLARIMIN TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ =)

Artık bir genç kız olduğumu keşfedip de saçla başla uğraşmaya başladığımdan beri kullanmadığım saç modeli kalmamıştır herhalde =) ama renk konusunda her zaman biraz tutucu olmuşumdur. Şimdi siz bu gödüğünüz saç modellerinin hepsine koyu kahve rengiymiş gibi hayal ederek bakın ve hep beraber saçlarımın geçirdiği evrimi inceleyelim =)

İlki buydu, evet Berna Laçin saç modeli =) hani bunun az daha kısa modelini düşünün( maalesef Berna Laçin'in o saçını bulamadım:() Ama işte uzayınca benim de saçım buna dönmüştü.Her genç kızın kendini yaşından olgun göstermeye çalıştığı bir dönem vardır =)


Sonra gittim aynen de bu kısalık da kestirdim. İyiki de kestirmişim dedim herkes çok beğenmişti çünkü övgüler, iltifatlar felan derken tabii ben de =)
o kısacık saçı da birazcık uzayınca vigo yardımı ile arkalarını böyle kıvırcıklaştırarak kullanmıştım, hatta gidip tekrar kestirsem mi diyorum böyle karışık kuruşukk...



Sonra ben saç kestirmeyi bıraktım, hem sıkılmıştım hem de son kestirdiğimde kuaför çok kötü kesmişti, büyük bir hezeyana uğramıştım. Bıraktım saçları uzadılar- sora da böyle kestirdim. Bunun yandan kahküllü olduğunu düşünün.



yandan perçemden sıkılınca da önden kahküllü bu modeli kullandım bir süre. Valla benimki Heidi Klum'ınkinden iyi duruyordu ama :D



Sonra saçlarım aynen bu biçimsiz şekille uzamaya devam ettiler. Uzun bir süre saçlarıma makas değmedi. Kırıklar için bile =)




Vee sonra stediğim boyuta geldiler. Siz konu mankeninin suratı boşverin yalnız =PYine mankenin sıfatı es geçmenizi rica ediiciğimm, işte böyle önlerine tırnak mı ne diyorlar ondan attırdım ve saçlarımı böyle yandan yandan kıvırarak kullandım. Tabii dediğim gibi benim saçlar koyu kahveydi, unutmuyoruz =)Arada bir böyle kıvırcık da yapıyordum, özellikle de öndeki perçem biçimsiz bir hal alınca. Seviyoum kıvırcık saçı...
Gelelim son bir sene içinde saçlarımın başına gelenlere;




aha aynen bu modeli gittim kestirdim.



ama daha çok bu halde, yani maşalı olarak kullandım. Güzel olmuştu aslında bayaa =)




Tabii o saç biçimsizken aynen bu şekilde duruyordu bende de =)en sonunda da gittim aynı Laçin Tenel gibi kestirdim =)
aha aynen de böyle. Şu anda da bunun uzun halini düşünün, biraz zor şekil alıyor ama idare ediyorum ben... =)


İşte böyle pek sevgili okurlarım, post biraz uzun oldu ama umarım hoşunuza gitmiştir...


Kaynak ve kaynak

4 Mayıs 2010 Salı

EMEL SAYIN'IN ELLERİ HALT ETMİŞ AYOL =)

Eller...Eller bazen bir şarkı gibidir, bazen bir şiir gibi.

Ne olursa olsun sadece size sizi sezdirir.


Bazen kalbinizin kuğu misali süzülüşünü görürsünüz onlarda,



Bazen de bulduğunuz şey ruhunuzun kanat çırpışlarıdır.



Bir ufak kıvılcımla en derin korkularınız ve acılarınız günyüzüne çıkarken,


Siz kapanırsınız daha da fazla içinize, istemeden.


Ama yine de bilir eller, derinlerde bir yerlerde onu iyileştirecek olanın ne olduğunu


Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu




:D
Vay anasını ya. Çekerken resimleri bunu düşünmemiştim ama kaydı yazarken öyle bir sanatsallaştırayım dedim. Farkındayım abarttım ama eğlendim =)

Bu arada bu oje golden rose paris 29 numara ile flormar 3132ün karışımıdır. Golden rose'un içine istenilen kıvama gelene kadar flormar aktılması suretiyle oluşturulmuştur. Aslında bu kadar parlak değildir. Flaş sebebiyle böyle cilalı gibi gözükmektedir =)

Denemek isteyenlere şiddetle tavsiye edilir...



Dip Not: Bu post Sophie'ye ithaf edilmiştir =)